04-2025

Türkiye, hukukun üstünlüğü endeksinde179 ülke arasında 147’nciliğe gerilerken,Afrika ülkelerinin bile gerisinde kaldı.AKP döneminde meydana getirilen tah-ribat o kadar büyük ki yapılan araştırma-lara göre günümüz Türkiyesi birçokalanda Osmanlı İmparatorluğu dönemi-nin bile gerisinde kaldı. İsveç merkezli V-Dem Enstitüsü araştırmasına göre insanhakları, hukuk, adalet, sivil toplum ve de-mokrasi gibi 50’den fazla alt başlığa göre1789’da 3. Selim dönemindeki Osmanlıİmparatorluğu’nun puanı 0.23 iken,2024’te Türkiye’nin puanı 0.18 oldu.

“Sabahın beşinde kapı çalındığında gelenin polis değil de sütçü olduğundan emin olunan rejime demokrasi ...

"Büyük Proje"den "Turpun Büyüğü" projesine...
Kanal İstanbul sadece bir rant projesi midir?
ABD donanmasının Karadeniz'e inmesi veya Rus donanmasının Akdeniz'e inmesi ne demek?
İstanbul'un demografik yapısı değişti mi?
İstanbul özel bir statüye mi kavuşturulacak?
Ekrem İmamoğlu Kanal İstanbul önünde bir engel miydi?
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına Donald Trump onay mı verdi?
İmamoğlu'yla cezaevinde pazarlıklar mı yapılıyor?
Trump, Erdoğan'ı niçin seviyor?
Kafamda deli sorular...
Gazze ve Ortadoğu'da yaşananlara ise yürek dayanmıyor

Bediüzzaman Said Nursi'nin
Bu hükûmet, zaman-ı istibdatta akla husumet ederdi; şimdi de hayata adâvet ediyor. Eğer hükûmet böyle olursa yaşasın cünun, yaşasın mevt!.. Zalimler için de yaşasın cehennem!.. Ben zaten bir zemin istiyordum ki efkârımı onda beyan edeyim. Şimdi bu Divan-ı Harb-i Örfî iyi bir zemin oldu.
Mukaddime olarak söylüyorum: Mert olan cinayete tenezzül etmez. Şayet isnad olunsa cezadan korkmaz. Hem de haksız yere idam olunsam iki şehit sevabını kazanırım. Şayet hapiste kalsam böyle hürriyeti lafızdan ibaret bulunan gaddar bir hükûmetin en rahat mevkii hapishane olsa gerektir. Mazlumiyetle ölmek, zalimiyetle yaşamaktan daha hayırlıdır.

Cezaevlerindeki mahkum sayısı 400 bine ulaştı. Bu toplam kapasitenin yüzde 30 fazlasına tekabül ediyor. Suç patlaması bir yandan, haksız yere tutuklanan siyasiler bir yandan, memleketin çivisi çıkmış

TürkiyeZiraat Odaları Birliği(TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayrak-tar, don afetinin 65 ildeki zirai faaliyet-leri olumsuz etkilediğine dikkat çeke-rek, “Tarımsal üretimin devamlılığı içindon afetinden zarar gören tüm çiçile-rimizin zararlarının karşılanması içinbir fon oluşturulmalı” dedi. 10-13 Ni-san’da hava sıcaklıklarının eksi 15’lerekadar düşmesiyle ülkemizin birçokbölgesinde ziraî don yaşandı ve tarım-sal üretimde büyük zarar meydana gel-diğini söyleyen Bayraktar, “İlkbaharınson donları, hemen her sezon çiçileri-mizin korkulu rüyası oldu. 65’ten fazlailimizde etkili olan don afeti, şüphesizki son yıllarda tarımı etkileyen en bü-yük doğal afetlerden biri oldu. Ziraîdondan etkilenen tüm çiçilerimizegeçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.Yaşanan felaketin yalnızca çiçileri de-ğil tüketicilerimizi de doğrudan etkile-mesi bekleniyor” diye konuştu.

Bir İstanbul Beyefendisiydi Vehip Sinan
Karikatürist Vehip Sinan’ı vefat yıl dönümünde rahmetle anıyoruz. “Sadece güldürmeyi, gülümsetmeyi hedef aldığı zaman hüzün veriyor bana” diyen Sinan, bir İstanbul beyefendisi olarak tanınıyor.
Karikatürist Vehip Sinan’ı 18 Nisan 2010 tarihinde vefat etti. Hayatını karikatüre ve çizgi sanatına adayan ve bu sanatını inançlı çizgisinden asla taviz vermeden sürdüren karikatürist Vehip Sinan, Yeni Asya’da oldukça ses getiren siyasî karikatürlere imza atmıştı. Sinan, bir röportajında karikatürü şöyle tanımlıyor: “Karikatür bir ‘abartma sanatı’dır bence… Sözle ve yazıyla aslında hepimizin, herkesin durmadan yapageldiğimiz bir şey… Çizgiyle yapıldığı zaman ise bambaşka bir anlam ve önem kazanıyor. Alanı ve tesiri de hayli geniş bir olay. Sadece güldürmeyi, gülümsetmeyi hedef aldığı zaman hüzün veriyor bana. Düşündürme, mesaj dağıtma fonksiyonu başta gelmeli.”
Topuz’ karakteriyle çocukların gönlünde taht kurdu
Sinan, uzun ve bereketli ömrü boyunca özellikle “Topuz” karakteriyle çocukların gönlünde taht kurdu. 1950’li yıllardan itibaren günlük siyasî karikatürleri ve çizgi romanlarıyla çizgi sanatına büyük katkı sağlayan Sinan, kalabalıklardan uzakta mütevazı bir hayatı tercih etmiş olmasına rağmen ismi en çok tanınan ve duyulan isimlerden biri oldu.
Vehip Sinan, yaklaşık yarım asır, çizgileriyle gündeme mizah penceresinden baktı, pek çok çizer onun çizgilerine özenerek çizerliğe başladı. Hayatı boyunca manevî değerlerden hiç taviz vermeden yaşadı ve 18 Nisan 2010’da Hakk’ın rahmetine kavuştu. Vehip Sinan’ın vefatının ardından mesai arkadaşları ve yakın dostlarının hakkında söyledikleri ve yazıp çizdikleri onun nasıl bir hayat yaşadığını şöyle ortaya koyuyor:
İBRAHİM ÖZDABAK: “O, çağımızın Nasreddin Hocasıydı”
Merhum Vehip Sinan’la ilk karşılaşmam 1981 yılında nasip oldu. Onun öncesinde çizgilerini 10 yıldan fazladır tanıyor ve takip ediyordum. Çocukça aklımla diyordum ki bu çizgileri uzaydan gelen biri mi çiziyor acaba? Vehip Sinan özellikle 1970’li yıllarda Türkiye siyasetinde mizahıyla parlak ve hoş bir bahar iklimi yaşatan önemli fikir adamlarımızdan biridir. O hep sağ görüşlü gazetelerde çizmeyi tercih etmiştir. Bu yüzden sol kesimin yokluğa mahkûm ettiği bir çizerdi. Kendini; namusu, maneviyatı, hürriyeti için karınca kararınca vatanını kurtarmaya çalışan siperdeki bir er gibi görüyorum diyordu bir söyleşisinde.
Vehip Sinan ustamla 1990’lı ve 2000’li yıllarda birçok teşrik-i mesaim oldu. Karikatürlerini yayına hazır hale getiriyordum. Karikatürlerini bire bir ölçülerinde çizerdi. Biraz büyüterek, şöyle manşetin yanında kullanınca çok sevinirdi. Beğenildiğini hissederdi. O gün arayanlarının çoğaldığını söylerdi. Eski dostların arayıp çizgisini beğendiğini söylemesinden mutluluk duyardı. Bulunduğu ortamda tebessüm eksik olmazdı. Çağımızın bir Nasrettin Hoca’sıydı. Edep bilir erkân bilir, küçük bilir büyük bilir, hatır bilir gönül bilir.
GÜRBÜZ AZAK: ‘Türkiye’yi 7 defa dolaşacak kadar karikatür çizdi’
Karikatür kelimesi aslında İtalyanca “karikare”den geliyor. Mübalâğa, abartma demek oluyor. Fakat günde 70 karikatür çizen (geçen gün hesapladım), Türkiye’yi 7 defa dolaşacak kadar çizen Vehip Sinan Beyefendi; bu mübalâğayı, bu abartmayı seviyelendiren, yönlendiren, şahsiyet kazandıran bir çizgi ustasıdır. Vehip Sinan, İstanbul’un nev-i şahsına münhasır bir tipi. Kızmayı ömür boyu aklına getirmemiştir, küsmeyi hiç düşünmemiştir. Bir küçük anekdotu, bu vesileyle anlatmak isterim. Bir gün beraber çalıştığımız bir gazetede yan yanayız. Vehip Bey güzel bir dolmakalem almış. Benim de hoşuma gitti. Bakalım ne yapacak diye düşündüm. “Vehip Bey şu kalem benim, niye masamdan aldınız?” dedim. O kadar terbiyeliydi ki, “Buyurun Gürbüz Bey” dedi. O kalem hâlâ bende durur.
YURDAGÜL GÖKER: Tam bir Osmanlı Beyefendisi idi”
Vehip Sinan Türkiye’deki karikatüristlerden değildi. Her şeyiyle bir Osmanlı Beyefendisi idi. Bizler gülmenin ne demek olduğunu unutmuş bir toplumuz. Vehip öfkesini çok iyi bir şekilde kontrol etmesini bilen biriydi. Eleştiri zor bir şeydir. İnsanları kırmadan onları kazanarak eleştirmek düzeltmeye çalışmak, ancak karikatüristlerin işi olsa gerektir. Vehip zarif insanlara karikatür çiziyordu.”
ELİFNUR KURTOĞLU YENİ ASYA - İSTANBUL

Çocuklar katlediliyorGazze’deKiFilistin Sağlık Bakanlı-ğından yapılan açıklamada, İsrail saldı-rıları sonucu yaşanan can kayıplarınailişkin bilgi verildi. Soykırımcı İsrail’in18 Mart’tan bu yana düzenlediği saldı-rılarda 595 çocuk, 308 kadın ve 105 yaş-lının can verdiği aktarıldı. Gazze’deİsrail’in yaklaşık bir aydan bu yana dü-zenlediği saldırılarda 1610 çocuk, 842kadın ve 225 yaşlının da yaralandığı be-lirtildi. İsrail’in 18 Mart’tan bu yana dü-zenlediği saldırılarda toplam 1691Filistinlinin vefat ettiği 4 bin 464 kişininyaralandığı kaydedildi.

Kâinat ağacının en mükemmel meyvesi Peygamberimiz Hz.Muhammed'in(asm) Milâdî doğum yıldönümünü selatü selâmlarla idrak ediyoruz.

Aydın'da belgesiz civciv satışı yaparak halk sağlığını tehlikeye atan şahıslar yakalandı. Jandarma eşliğinde kelepçeli bir şekilde götürülen şahıslardan biri, "Uyuşturucu baronlarını almıyorsunuz civciv baronlarını alıyorsunuz" diyerek gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Bediüzzaman Said Nursî'nin eserlernde vurguladığı "Riyaset-i şahsiyenin kat'iyyen aleyhindeyip" cümlesini görmeyip; tek adam rejimini ölesiye savunanlara ithaf edilmiştir.
Kör olmak isteyen birinin gözlerini dünyanın bütün doktorları bir araya gelse yine açamaz.

Istanbul’dadün öğle saatlerinde meydana gelen deprem-ler, kısa sürede şehir genelinde panik havası estirdi. Afet ve AcilDurum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), merkez üssü Silivriaçıkları olan ve saat 12.13’te meydana gelen depreminbüyüklüğünü 6.2, derinliğini ise 6.99 kilometre olarak açıkladı.Deprem, İstanbul’un yanı sıra İzmir, Kocaeli, Tekirdağ, Edirneve çevre illerde de güçlü şekilde hissedildi.
bİryaprağın bile Cenab-ı Hakkın emri ve izni haricindekımıldamadığından hareketle, deprem gibi afetlerin de Allah'ındilemesiyle gerçekleştiğine dikkat çeken Bediüzzaman Hazret-leri musibetlerden maddî manevî dersler çıkarılmasıgerektiğini belirtiyor. Her türlü ihmal, isyan ve hatalarınfelâketlere davetiye çıkardığına dikkat çeken BediüzzamanHazretleri, Allah'ın kâinata koyduğu sebeplere riayet etmeninde birer ibadet ve kulluk sorumluluğu olduğuna vurgu yapıyor

DEPREM TOPLANMA ALANLARI
– Kaşu komşu hu!
– Huu
– Deprem toplanma alanları nerede?
– AVM oldu
– AVM nerde?
– Kapatıldı

aYmBaşkanı Kadir Özkaya, Cumhurbaşkanı RecepTayyip Erdoğan'ın da katıldığı AnayasaMahkemesi'nin 63. Kuruluş Yıldönümü töreninde,"Adaletle hükmedilmeyen yerlerde kargaşa olur,düzen ortadan kalkar, herkes kendini haklı görmeyebaşlar. Bu yüzden, kargaşa çıkmaması için adaletterazisi daima hak ve haklıyı gözeterek kullanılmalıve daima adaletle hükmedilmelidir" dedi.














