03-2025

“O ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, apaçık hidayet delillerini taşıyan ve hak ile batılın arasını ayıran Kur’ân, o ayda indirilmiştir.” (Bakara, 2/185)

Dokuzuncu Nükte
Ramazan-ı Şerifin orucu, doğrudan doğruya nefsin mevhum rububiyetini kırmak ve aczini göstermekle ubudiyetini bildirmek cihetindeki hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:
Nefis, Rabbisini tanımak istemiyor; firavunâne, kendi rububiyet istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır. İşte Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe vurur kırar; aczini, zaafını, fakrını gösterir, abd olduğunu bildirir.
Hadisin rivayetlerinde vardır ki:
Cenab-ı Hak nefse demiş ki: “Ben neyim, sen nesin?”
Nefis demiş: “Ben benim, sen sensin!”
Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: “Ene ene, ente ente!” Hangi nevi azabı vermiş, enaniyetten vazgeçmemiş.
Sonra açlık ile azap vermiş, yani aç bırakmış. Yine sormuş: “Men ene ve mâ ente?”
Nefis demiş: “Ente Rabbiye’r-Rahîm ve ene abdüke’l-âciz.” Yani “Sen benim Rabb-i Rahîm’imsin; ben senin âciz bir abdinim.”
Ramazan-İktisat-Şükür Risalesi

MıSır’DAkİ Ezher Kuruluşundan yapılanaçıklamada, İsrail'in merhamet ve insanîdeğerlerden tamamen yoksun olduğu, mübarekRamazan ayının kudsiyetine saygı göstermediği,kadın ve çocukları aç bıraktığı kaydedildi.İsrail'in Gazze'ye insanî yardımların girişiniengelleme kararı kınanarak, "Oruçlularınyemeğine mani olmak, Allah'a, adaletine vedünya ve ahirette vereceği cezaya inanan herkestarafından kınanmaktadır" denildi.
AçıkLAMADA"Bu kötülükleri engellemegücü olan ya da faillerini destekleyentaraların sessizliği de Allah katında dahaçirkin ve cezalandırılması gereken bir suçtur"ifadesine yer verildi. İslâm dünyasından,tarihî ve insanî sorumluğunu üstlenmesi,diplomatik ve siyasî gücünü kullanması veFilistinlilere yönelik uygulanan bu ahlâk dışıablukayı kırması istendi.

doğu TürkisTan’daMüslümanlar için Ramazan,ibadet ve manevî huzurdançok, yasaklar ve baskılarlaanılan bir dönem halinegeldi. Çin yönetimi tarafın-dan yıllardır uygulanan kısıt-lamalar yüzünden bölgedeyaşayan Müslümanlar, dinîvecibelerini yerine getiremezhale geldi. Oruç, teravih na-mazı ve diğer ibadetler tama-men yasaklanırken, bölgehalkı dinî kimlikleri sebebiyleçeşitli baskılara maruz kalı-yor. Çin hükümeti tarafındanyayımlanan resmî bildirilerle,parti üyeleri, kamu görevli-leri, öğrenciler ve öğretmen-lerin Ramazan boyunca oruçtutmaları kesin olarak yasak-landı.
DailyUmmah’ın haberine göre, baskılar yalnızca bununla da sınırlıdeğil. Bölgedeki Müslüman erkeklerin sakal uzatmaları ve kadınlarıntesettüre girmesi de yasaklanmış durumda. Bunun yanı sıra, halkın oruçtutup tutmadığını kontrol etmek amacıyla ev baskınları düzenleniyorve köylerde yaşayan insanlar polis gözetiminde su ve ilaç içmeye zorla-nıyor. Ayrıca, yurt dışında yaşayan akrabalarla iletişim kurmak dahi suçsayılarak yasaklanmış durumda. Ramazan ayında Müslümanların oruçtutmasını engellemek amacıyla çalışma saatleri arttırılıyor ve köle işçiliğiyaygınlaştırılıyor. Özellikle fabrika ve tarlalarda çalışan Uygurlar, ağır işyükü altında oruç tutmalarına imkân tanınmayacak şekilde zorlanıyor.Bu uygulamalar, bölge halkının dinî inançlarını yaşamalarına dair sonkalan alanları da ellerinden almayı amaçlıyor.

DAHA NELER GÖRECEĞİZ?
Ticaret Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) ait Kent Lokantası'nda yemek yiyen ve o anları YouTube hesabından paylaşan sosyolog ve yemek eleştirmeni Vedat Milor'dan 'örtülü reklam' yaptığı iddiasıyla 'yazılı görüş' istedi.

SURİYE BÖLÜNÜYOR MU?
İsrail, Suriye'de işgal ettiği topraklarda 15 km. tanpon bölge, 60 km. güvenli bölge oluşturacaklarını açıkladı. Bu neredeyse bölünmüş bir Suriye anlamına gelmekte. ABD ve İsrail planı tıkır tıkır işliyor.

Lüks bir otel veya lokantada 6 bin liraya kadar iftar menüsü var.. Dört kişilik bir ailenin bir iftarda asgari ücretten fazla bedel ödemesi gıda enflasyonunun geldiği noktayı gösteriyor.

İSTİKLÂL Marşı'nın kabul edilmesininüzerinden bir asırdan daha fazla zaman geçti.İnsanların ümitsizliğe düştüğü savaş şartlarındaİstiklâl Marşı'nı yazan merhum Mehmed AkifErsoy, millete hediye ettiği bu şiirine “Korkma”diyerek başlamış ve ümitsizlikleri yıkıp milletinyeniden ayağa kalkmasına vesile olmuştu.

RÜYANIN ZEYLİ
Rüya hacda sükût etti. Çünkü, haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musîbeti değil, gazap ve kahrı celb etti. Cezası da keffâretü’z-zünub değil, kessâretü’z-zünub oldu. Haccın bahusus taarrüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslâmı, İslâm aleyhinde istihdama zemin ihzar etti.
İşte Hint, düşman zannederek, halbuki pederini öldürmüş, başında oturmuş bağırıyor.
İşte Tatar, Kafkas, öldürülmesine yardım ettiği şahıs, biçare valideleri olduğunu, “ba’de harabi’l-Basra” anlıyor. Ayak ucunda ağlıyorlar.
İşte Arap, yanlışlıkla kahraman kardeşini öldürüp, hayretinden ağlamayı da bilmiyor.
İşte Afrika, biraderini tanımayarak öldürdü, şimdi vâveylâ ediyor.
İşte âlem-i İslâm, bayraktar oğlunu gafletle bilmeyerek öldürmesine yardım etti, valide gibi saçlarını çekip âh ü fîzar ediyor.
Milyonlarla ehl-i İslâm, hayr-ı mahz olan sefer-i hacca şedd-i rahl etmek yerine, şerr-i mahz olan düşman bayrağı altında dünyada uzun seyahatlar ettirildi. “Fa’tebirû” (İbret alınız!)
“Zaruret yasakları mübah kıldığı gibi zorlukları da kolaylaştır.” Korkaklıkta darb-ı mesel hükmünde olan tavuk, çocukları yanında iken şefkat-i cinsiyesiyle câmusa saldırır. İşte dehşetli bir cesaret...
Hem darb-ı mesel olmuş, keçi, kurttan havfı, ıztırar vaktinde mukavemete inkılâp eder; boynuzuyla kurdun karnını deldiği vâkidir. İşte harika bir şecaat...
Fıtrî meyelan, mukavemetsûzdur. Bir avuç su, kalın bir demir gülle içine atılsa, kışta soğuğa mâruz bırakılsa, meyl-i inbisat demiri parçalar.
Evet, şefkatli tavuk cesareti, hamiyetli keçi ıztırarî şecaati gibi fıtrî bir heyecan, demir güllede su gibi zulmün burudetli husumet-i kâfiranesine maruz kaldıkça herşeyi parçalar. Rus mojikleri buna şahittir.
Bununla beraber imanın mahiyetindeki hârikulâde şehamet, izzet-i İslâmiyenin tabiatındaki âlempesent şecaat, uhuvvet-i İslâmiyenin intibahıyla her vakit mucizeleri gösterebilir.
Birgün olur elbette doğar şems-i hakikat
Hiç böyle müebbed mi kalır zulmet-i âlem? Sünûhat, s. 71-73

Ne Keser Gibi Ol; Hep Bana, Hep Bana. Ne Rende Gibi Ol, Hep Sana, Hep Sana. Olursan Testere Gibi Ol; Bir Sana, Bir Bana

Fatih Sultan Mehmet Han devrinde zengin bir ada zekatını verebileceği fakir birini bulamadığını
Bunun üzerine zekatının tutarı olan parayı bir keseye koyarak Cağaloğlu'ndaki bir ağaca asıp, üzerine de: "Müslüman kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekatımı verecek kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al" diye yazdığını.. Ve bu kesenin üç ay kadar o ağaçta asılı kaldığını......
Şuan as ağaca bırak parayı ağaçı sökerler....

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Mehmet Âkif Ersoy

Yeni Asya gazetesi yazarlarından eğitimci-şair Mikail Yaprak ebedî aleme uğurlandı. Ardından birçok yazı, şiir ve sayısız dostluklar bıraktı.

aren leylek, 2011 yılından bu yana her ilkbaharda Karacabey’in Eskikaraağaç köyüne gelerek Adem Yılmaz’ın kayığına konuyor. Kuş gözlemcileri ve köy halkı, Yaren’in bu yıl da yuvasına dönmesini heyecanla bekliyordu. Leylek göçlerinin başlamasıyla birlikte köye dönen kuşların arasında ilk iki gün Yaren Leylek'i göremeyen halk endişeye kapılsa da Yaren Leylek Adem amcaya bu sene de kavuştu.

Dindar, debokrat, cumhuriyetçi bir iman abidesi Bediüzzaman Said Nursîyi vefatının 65. yılında rahmetle

Kur'an-ı Hakîm'in her bir harfinin bir sevabı var, bir hasenedir. Fazl-ı İlahîden o harflerin sevabı sünbüllenir, bazan on tane verir, bazan yetmiş, bazan yedi yüz (Âyet-ül Kürsî harfleri gibi), bazan bin beşyüz (Sure-i İhlas'ın harfleri gibi), bazan on bin (Leyle-i Berat'ta okunan âyetler ve makbul vakitlere tesadüf edenler gibi) ve bazan otuz bin (meselâ haşhaş tohumunun kesreti misillü, Leyle-i Kadir'de okunan âyetler gibi). Ve o gece bin aya mukabil işaretiyle, bir harfinin o gecede otuz bin sevabı olur anlaşılır. İşte Kur'an-ı Hakîm, tezauf-u sevabıyla beraber elbette müvazeneye gelmez ve gelemiyor. Belki asıl sevap ile bazı surelerle müvazeneye gelebilir." (Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, )

Gezgin, 16 Haziran 2019'da, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü ilçesinde düzenlenen mitinginde 'Her şey çok güzel olacak Ekrem abi' sözüyle hafızalara kazınmış, İmamoğlu da bu sözü slogan olarak benimsemişti.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ve bir dizi ismin gözaltına alındığı 19 Mart Çarşamba gününde, destek amaçlı Saraçhane'de başlayan protestolara katılan Berkay Gezgin'in tutuklandığı öğrenildi.

Cân bula cânânını
Bayrâm o bayrâm ola
Kul bula sultânını
Bayrâm o bayrâm ola
Hüzn ü keder def' ola
Dilde hicâb ref' ola
Cümle günâh af ola
Bayrâm o bayrâm ola
Mevlâ bizi afv ede
Gör ne güzel 'ıyd ola
Cürm ü hatâlar gide
Bayrâm o bayrâm ola
Feyz-i mehabbet-i Hakk
Nur-i hidâyet siyâk
Cennet-i a'lâ durak
Bayrâm o bayrâm ola
Hakk'ı seven merd-i şîr
Kalbi olur müstenîr
Allah ola destigîr
Bayrâm o bayrâm ola
El tuta kitâbını
Dil tuta hitâbını
Cân tuta şitâbını
Bayrâm o bayrâm ola
Mevlâ'yı cândan seven
Rızâ-yı Hakk’a eren
Lutf-i Hudâ'ya güven
Bayrâm o bayrâm ola
Hakk’ı seven dil ü cân
Aşkı eden heyecân
Feth ola bâb-ı cinân
Bayrâm o bayrâm ola
Ganîler ede kerem
Ref’ ola derd-i verem
Sahî ola muhterem
Bayrâm o bayrâm ola
Nûr-i hidayet dola
Dilde hidâyet bula
Nâsırın Allah ola
Bayrâm o bayrâm ola
Tevhîd ede zevk ile
Hakk’ı seve şevk ile
Tasdîk inerse dile
Bayrâm o bayrâm ola
Dildeki Rahmân ola
Derdlere dermân ola
Âzâde fermân ola
Bayrâm o bayrâm ola
Lutfî’ye lutf u kerem
Dâhil-i bâb-ı harem
Dâima Allah direm
Bayrâm o bayrâm ola
Alvarlı Efe Hz.










