09-2023

“Rivayetlerde gelmiş ki: "Deccalın bir yalancı Cenneti var; kendine tâbi’ olanları ona atar. Hem yalancı bir Cehennemi var; tâbi olmıyanları ona atar. Hattâ o kendi merkebinin de bir kulağını Cennet gibi, bir kulağını da Cehennem gibi yapmış... Azamet-i bedeniyesi bu kadardır, şu kadardır..." diye târifat var?”
“Ama Deccalın yalancı Cenneti ise, medeniyetin câzibedar levhiyatı ve fantaziyeleridir. Merkebi ise, şimendifer gibi bir vasıtadır ki bir başında ateş ocağı bulunur, kendine tâbi’ olmıyanları bâzan ateşe atar. O merkebin bir kulağı, yâni diğer başı Cennet gibi tefriş edilmiş, tâbi’ olanları oraya oturtur. Zaten sefih ve gaddar medeniyetin mühim bir merkebi olan şimendifer, Ehl-i sefâhet ve dünya için yalancı bir Cennet getirir. Bîçâre ehl-i diyânet ve ehl-i İslâm için medeniyet elinde Cehennem zebânîsi gibi tehlike getirir, esaret ve sefalet altına atar.”

13. Mektuptaki kısım
(Şöyle ki: Hayat-ı beşeriye bir yolculuktur. Şu zamanda, Kur'anın nuruyla gördüm ki, o yol bir bataklığa girdi. Mülevves ve ufunetli bir çamur içinde kafile-i beşer düşe kalka gidiyor. Bir kısmı, selâmetli bir yolda gider. Bir kısmı, mümkün olduğu kadar çamurdan, bataklıktan kurtulmak için bazı vasıtaları bulmuş. Bir kısm-ı ekseri o ufunetli, pis, çamurlu bataklık içinde karanlıkta gidiyor. Yüzde yirmisi sarhoşluk sebebiyle, o pis çamuru misk ü amber zannederek yüzüne gözüne bulaştırıyor.. düşerek kalkarak gider, tâ boğulur. Yüzde sekseni ise, bataklığı anlar, ufunetli, pis olduğunu hisseder.. fakat mütehayyirdirler, selâmetli yolu göremiyorlar.
Mektubat - 48)

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Mayıs ayında yaptığı açıklamada, Ayasofya’nın büyük bir restorasyona alacağını açıklamasının ardından geçtiğimiz ay başlayan restorasyon devam ederken, Camii’nin bu süre içinde ibarete kapatılıp kapılmayacağı merak ediyor.
MEHMET KARA - ANKARA
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği’nin ortaklığıyla başlatılan restorasyon çalışmaları çerçevesinde Ayasofya Camii’nin analizleri yapıldı. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Bilim Kurulu Üyesi Yüksek Mimar İhsan Sarı, restorasyonun iki nesil sürebileceğini belirtirken, bu süre zarfında Camii’nin ibadete kapatılmayacağı, kısım kısım bazı bölümlerin kapatılacağını açıkladı. Sanat tarihçileri olası bir İstanbul depreminde ilk yıkılacak yerlerden birisinin Ayasofya Camii olacağını, sıkıntının büyük olduğunu bunun içinde köklü bir tamire ihtiyaç olduğunu söylüyorlar.

Lüzumat Müzekkeresi
Uzun boylu kısa boylu
Ölse ne ki kalsa ne ki
Üç-beş yüz bin işçi köylü
Ölse ne ki kalsa ne ki
Fark etmez ırgat amele
Harç diye basın temele
Alt tarafı hepsi köle
Ölse ne ki kalsa ne ki
Hayatına küstü memur
Yediğini kustu memur
Altı memur üstü memur
Ölse ne ki kalsa ne ki
Vurguncuya işlesin çark
Namuslular etmesin fark
Esnafın destesi beş mark
Ölse ne ki kalsa ne ki
Dulu yetimi kim arar
İmhasına verin karar
Emekliler zaten zarar
Ölse ne ki kalsa ne ki
İşsizler sürülsün yurttan
Büyükler kurtulsun dertten
İnsanlar kemikten etten
Ölse ne ki kalsa ne ki
Temizlensin sathı vatan
Sevinsin pusuda yatan
Vatandaş lüzumsuz zaten
Ölse ne ki kalsa ne ki
Abdurrahim Karakoç

AB yolu: Demokrasi, hukuk, denetim, kalkınma, zenginlik
BOP yolu: Kan, gözyaşı, çatışma, cehalet, yoksulluk

60’ncıAntalya Altın Portakal Film Festi-valinin 20 jüri üyesi, Ulusal Belgesel Yarış-ma seçkisinden çıkarılan, Nejla Demir-ci’nin “Kanun Hükmü” adlı belgeseli yarış-ma listesine geri alınana kadar görevleriniyerine getirmeyeceklerini duyurdu. Jüriüyeleri, “Filmlerde suç unsuru arayan bubakışı ve sansür yaptırımının normalleşme-sini kabul etmiyoruz. Yıllardır süren Antal-ya Altın Portakal Film Festivali geniş birmutabakatla topluma aittir. Demokratik il-kelerden, ifade özgürlüğünden ödün vere-mez” ifadelerini kullandı.

BİR GECE
Ondört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler;
Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabî'î:
Bir kere, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi;
Bir kere de, ma'mure-i dünyâ, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zemînin
Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi.
Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
Bir nefhada kurtardı insanlığı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
Zulmün ki, zevâl akılına gelmezdi, geberdi!
Âlemlere, rahmetti, evet, Şer'-i mübîni,
Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi.
Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep;
Medyûn ona cem'iyyeti, medyûn ona ferdi.
Medyûndur o ma'sûma bütün bir beşeriyyet...
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.
Hilvan, 11 Rebîülevvel 1347
(28 Ağustos 1928)
Mehmet Akif Ersoy

aKPSakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar, yaptıklarıçalışmaya göre milletvekili maaşlarının yetersiz kal-dığını söyledi. Bayraktar, “Az demiyorum çok iyi paraama yapılan işe göre az. Bu iş maaşla falan öyle yapı-lacak bir iş değil” dedi. Milletvekillerinin 2023 aylıkmaaşı 73 bin 379 lira. Hem milletvekilliği yapan hemde emekli milletvekili olanların ödeneklerle birlikteaylık geliri ise 147 bin lira.

AvrupaBirliği Parlamentosu Türkiye RaportörüNacho Sanchez Amor: Tweet atarak eleştiride bulu-nan bir öğrenciyi terör yasaları kapsamında yar-gılamak çok garip. Türkiye’de her şey terör suçusayılıyor! AKP’nin ve hükümetin bir bölümü-nün söylemlerine bakarsak, ülkenizin yarısınıteröristler oluşturuyor! Bu çılgınca... Eğer her-kese terörist denirse; bir insana eleştiri yaptığı,fikir beyan ettiği için terörist deniyorsa, gerçekteröristler saklanabilir.




















