10-2022

8 milyona aşkın Doğu Türkistan Türkleri, işgalci Çin tarafından kitlesel bir biçimde sözde ‘eğitim kamplarında’ tutsak olarak tutulmaktadır. Alimler ve kanaat önderleri, ünlüler, gazeteciler, yazarlar ve zengin iş adamları hapsedilmiş, öldürülmüş ve türlü işkencelere maruz bırakılmıştır. Melekler Yuvası adı konulmuş çocuk kamplarına hapsedilen milyonlarca Doğu Türkistanlı çocuklar Çin kültürü ve dili ile yetiştirilmektedir.

Herkes biliyor, geminin su aldığını. Herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini. Ve herkes biliyor, zarların hileli olduğunu. Leonard Cohen

“Sansür yasası” olarak bilinen Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde hapis cezaları da öngörülüyor. Teklifle "Halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan" kimse, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın faaliyetleri ve personeline yönelik suç teşkil eden içerikler katalog suçlar kapsamına alınacak. Teklifle, internet haber siteleri süreli yayın kapsamına alınacak.

Son dakika haberi: Benzin ve motorin fiyatlarında yükseliş devam ediyor! Üst üste 3. zam (Güncel benzin fiyatları)

DEMoKrAt PArti Genel Başkanı GültekinUysal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğ-lu’nun başörtüsü kanun teklifi ile ilgili söyle-diği, “Pek pas vermekten anlamaz ama farkındaolmadan bize bir pas verdi. Bizim de gol atma-mız lazım. Bilmiyor benim ömrümün santfor-lukla geçtiğini “ sözlerine tepki göstererek,“Hak, özgürlük alanları, başörtüsü sizin için‘gollük pas alanı’ mı?” diye sordu.

Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler, ne bir haber verirler
Üzerinde, türlü otlar bitenler
Ne söylerler, ne bir haber verirler

"Samimî ihlâsı kıran adam, bu hılletin gayet yüksek kulesinin başından sukut eder. Gayet derin bir çukura düşmek ihtimali var; ortada tutunacak yer bulamaz;.." 21. Lem'a

Bartın ili Amasra ilçesinde TTK Genel Müdürlüğü'ne ait maden ocağında meydana gelen patlamada can kaybı 41'e yükseldi.

VAiz kürSüDE( Salât ü selâmdan sonra )...................“Kadermiş!” Öyle mi? Hâşâ, bu söz değil doğru: Belânı istedin, Allah da verdi... doğrusu bu. Talep nasılsa, tabîî, netîce öyle çıkar, Meşiyyetin sana zulmetmek ihtimâli mi var? “Çalış!” dedikçe şeriat, çalışmadın, durdun, Onun hesâbına birçok hurâfe uydurdun! Sonunda bir de “tevekkül” sokuşturup araya, Zavallı dîni çevirdin onunla maskaraya! Bırak çalışmayı, emret oturduğun yerden, Yorulma, öyle ya, Mevlâ ecîr-i hâsın iken! Yazıp sabahleyin evden çıkarken işlerini, Birer birer oku tekmîl edince deerini; Bütün o işleri rabbim görür; vazîfesidir... Yükün hafiledi... Sen şimdi doğru kahveye gir! Çoluk çocuk sürünürmüş sonunda aç kalarak... Hudâ vekîl-i umûrun değil mi? Keyfine bak! Onun hazîne-i in’âmı kendi veznendir! Havâle et ne kadar masrafın olursa... Verir! Silâhı kullanan Allah, hudûdu bekleyen O; Levâzımın bitivermiş, değil mi? Ekleyen O! Çekip kumandası altında ordu ordu melek, Senin hesâbına küffârı hâk-sâr edecek! Başın sıkıldı mı, kâfî senin o nazlı sesin: “Yetiş!” de, kendisi gelsin, ya Hızr’ı göndersin! Evinde hastalanan varsa, borcudur: bakacak; Şifâ hazînesi derhal oluk oluk akacak. Demek ki: her şeyin Allah... Yanaşman, ırgadın o; Çoluk çocuk O’na âid; lalan, bacın, dadın O; Vekîl-i harcın O; kâhyan, müdîr-i veznen O; Alış seninse de, mesûl olan verişten O; Denizde cenk olacakmış... Gemin O, kaptanın O; Ya ordu lâzım imiş... Askerin, kumandanın O; Köyün yasakçısı; şehrin de baş muhassılı O; Tabîb-i âile, eczâcı... Hepsi hâsılı o. Ya sen nesin? Mütevekkil! Yutulmaz artık bu! Biraz da saygı gerektir... Ne saygısızlık bu! Hudâ’yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hudâ; Utanmadan da tevekkül diyor bu cürete... Ha? .......... Mehmet Âkif Ersoy (1873 - 1936) ( Safahat - Dördüncü Kitap (Fatih Kürsüsünde) - S.267-8 )

Hürriyet Kasidesi
Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten
Hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten
Vücûdun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gâm râh-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten.
Muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir
Köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten
Hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i fânîye
Hayatın kadrini âli bilenler, hüsn-i şöhretten.
Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten.
Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten
Felekten intikam almak, demektir ehl-i idrâke
Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedâmetten
Durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i millette
Çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilaf-ı rey-i ümmetten
Eder tedvîr-i âlem bir mekînin kuvve-i azmi
Cihân titrer sebât-ı pây-ı erbâb-ı metânetten
Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten
Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten
Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
Hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten
Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten
Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten
Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten
Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten
Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten
Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten
Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten
Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten
Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten
Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten
Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten
Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten
Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

KHK'larla işinden atılmış cezaevlerine girmiş insanlarını ailelerine yardım yapıldığı gerekçesiyle yüzlerce insan gözaltına alındı

oN25 yılda dünyada ‘liberal demok-rasiler’ yüzde 13 ile en düşük oranageriledi. Dünya nüfusunun yüzde26’sı “kapalı otoriterlik” ile yönetilirkenyüzde 44’ü “seçimli otoriterlik” sistemialtında yaşıyor. Göteborg ÜniversitesiDemokrasinin Çeşitleri Enstitüsünün (V-Dem) hazırladığı rapora göre, Türkiye 179ülkenin değerlendirildiği Liberal DemokrasiEndeksinde 147. sırada yer alıyor.

Merkez Bankasına bir yıl önce faiz indirmeye başlayarak yarattığı enflasyonist süreç yoksulluk ve açlık sorununu hızla büyütmeye devam ediyor. Temel gıda fiyatlarında yaşanan yüksek artışlar dört kişilik bir ailenin açlık sınırın Ekimde 8 bin 223 liraya kadar çıkarırken, yoksulluk sınırı da 24 bin 513 liraya kadar yükseldi.

İstanbul Milletvekili olan Nebati orga-nizasyondaki davetlilere seslenirkenşu açıklamayı yaptı: “Allah bize 15Temmuz’u bir ikram olarak verdi di-yorum ben. Hem kendimizi bildik,hem kendimizi tanıdık, hem bu ülke-nin karşılaşabileceği her türlü ihanetinnasıl giderileceğine ilişkin olarakbüyük bir tecrübe edinmiş olduk, 246şehidimize ve 2 bin üzerinde gazimizerağmen büyük bir ikram olarak düşü-nüyorum ben.”

Ben dindar bir cumhuriyetçiyim. Cmhuriyet ki adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. Bediüzzaman Said Nursî















