07-2022

Türk-İş verilerine göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı haziranda 6 bin 391 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 20 bin 818 TL'ye yükseldi.

Gerekirse yarım kilo et yeriz" diyen AKP'li Zülfü Demirbağ milletvekili maaşını 'azlığından' dert yandı, borç alarak idare ettiğini

Adalet nedir? Ağaçlara su vermek. Zulüm nedir? Dikeni sulamak. Adalet bir nimeti yerine koymaktır. her su çeken tohumu sulamak değildir. Zulüm nedir? Bir şeyi yerinde kullanmamak, yeri olmayan yerde kullanmaktır. Kaynak: https://www.sozkimin.com/adalet-nedir-agaclara-su-vermek-zulum-nedir-dikeni-s27603.html Kaynak: https://www.sozkimin.com/adalet-nedir-agaclara-su-vermek-zulum-nedir-dikeni-s27603.html
Kaynak: https://www.sozkimin.com/adalet-nedir-agaclara-su-vermek-zulum-nedir-dikeni-s27603.html

"... Şeriat da yüzde doksan dokuz ahlâk, ibadet, âhiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü'l-emirlerimiz düşünsünler."(4)Divan-ı Harb-i Örfî, Yedinci Cinayet.

İktidarın faizcileri koruyan politikaları neticesinde ilk defa ilk borçlarda devletin faiz ödemesi anaparayı geçti

1970'den beri darbeler, muhtıralar, onlarca iktidar, hükümetler gördü. Defalarca kapatıldı ama bu dönemdeki gibi ilan

Venezuela'da Türkiye için ayrılan ve “Turkish land” olarak adlandırılan bölgede tarımsal yatırım yapılması ve elde edilecek hasılatın yüzde 70'inin yatırımcıya, geri kalan yüzde 30'luk kısmının da Venezuela'ya bırakılması planlanıyor.

"Şeriat da yüzde doksan dokuz ahlâk, ibadet, âhiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü'l-emirlerimiz düşünsünler." Divan-ı Harb-i Örfî, Yedinci Cinayet.

Osmaniye'deFenBilgisi öğretmeni Abdul-lah Tabur, alım gücü düş-tüğü için karpuzyiyemeyen yurttaşlar için250 gram ağırlığında kar-puz türü geliştirdi. Tabur,“Bu karpuzu, garibanlaraözel yaptım” dedi

Hz. Peygamber (asm) Hicretin ilk adımında Hz. Ebubekir (ra) ile Hıra Dağındaki küçük mağaraya istirahat için sığınırlar. Takipteki müşrikler izi buraya getirirler. Bu küçücük yer İlâhî kudret tecellileriyle doludur. Hz. Peygamber Efendimiz (asm) bir an endişeye kapılan ve üzülen en yakın arkadaşı, sıddık-ı ekber lâkabını alan Hz. Ebûbekir’e (ra) dönerek; “Lâ tahzen, innellahe meanâ”, yani “Üzülme, mahzun olma, Allah bizimle beraberdir” 3 buyurur.
Takipteki müşriklerin başlarından Übeyy ibn-i Halef mağaraya gelir ve bakarlar, “Girelim” sözüne karşı der ki: “Nasıl girelim? Burada bir ağ görüyorum ki, Hz. Muhammed (asm) tevellüd etmeden bu ağ yapılmış gibidir.” 4 Ve geri dönerler. Mağaranın kapısında iki güvercin ve bir örümcek ve ördüğü müthiş perde... Kureyş’in inkârcı reisleri giremezler.
















