02-2022

Seksen küsur sene manevî ve bâki bir ömrü kazandırmak sırrını taşıyan şuhur-u selâsenizi ve Leyle-i Regaibinizi bütün ruhumla tebrik ediyorum.

Doğu Türkistan'da Müslüman Uygur Türklerine uygulanan soykırım ve insanlık suçları gölgesinde kış olimpiyatları

GübRE ve mazot fiyatı el yakıyor, çiftçiekim yapamıyor. aKaRYaKIta2021’de 79 kere zam ya-pılırken, fiyat artışları 2022’de de sürüyor.Motorinin litresi 15.43, benzinin litresi15.17 TL’ye satılıyor.

Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa,
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır;
Göz yumma güneşten, ne kadar nûru kararsa
Sönmez ebedî, her gecenin gündüzü vardır.

Türkiye, Rapor’un ilk yayınlandığı 2008’de “Dinî Hürriyet”lerde 6.5, 2009’da 7.2, 2010-2011-2012’de 7.0, 2013’de 6.5, 2014’te 6.0, 2015’te 6.1, 2016’da 5.5, 2017’de 4.1, 2018-2019’da 4.2 puanlamayla değerlendirilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’nin, “Dinî Hürriyet”lerde, 2008’e oranla 2.3 puan gerilediği görülmektedir. Elbette bu gelişme, bizleri, kişilerin dinî yaşayışları hakkında düşünmeye sevk etmektedir. Ayrıca Türkiye’nin 2008’deki “Medya Hürriyeti” puanı 6.2 iken, bu puan 2019’da 2.5’e düşmüştür.
https://www.yeniasya.com.tr/muhammet-ortlek/insani-hurriyet-endeksi_558537

OYNATMAYA AZ KALDI
Bu bize aşağıdaki fıkrayı anımsattı.
‘‘Padişahlardan biri, yeni vergiler koyduğunda ya da mevcut vergileri artırdığında, sadrazama;
- Git bakalım, halkın arasında bir dolaş. Vergilere alışmışlar mı?
dermiş. Sadrazam da, halkın arasında dolaştıktan sona padişaha;
- Padişahım, halkın suratı biraz asık, canı da sıkılmış durumda ama işlerine devam ediyorlar...
Dediğinde padişah da şu şekilde yorum yaparmış.
- Tamam, demek ki sorun yok. Alışırlar alışırlar...
Bir süre sonra yine vergiler artırıldığında, padişahın talimatı üzerine sadrazam halkın arasında dolaşır ve izlenimlerini aktarırmış;
- Padişahım, bu kez suratları çok asık. Merhaba desen, yüzüne dik dik bakıyorlar. Sonraki her an kavga edecek gibiler. Suratlarından düşen bin parça. Galiba bu kez vergileri çok artırdık.
- Yok yok. Merak etme sen. Önemli bir şey gözükmüyor. Alışırlar, alışırlar...
Bu böyle devam etmiş gitmiş.
Günlerden bir gün, yine yeni vergiler getirildiğinde, sadrazam halkın arasına karışmış, dolaşıp geldiğinde şaşkın bir vaziyetteymiş.
- Padişahım hiç sormayın. Bu kez kafam karmakarışık. Çünkü hiçbir şey anlamadım. Herkes çok neşeli, gülüyor hatta sokaklarda dans ediyorlar, oynuyorlar...
‘Aman' demiş padişah.
- Eğer halk dansetmeye ve oynamaya başladıysa, demek ki durum çok kötü . Hiçbir şeyi umursamıyorlar demektir. Galiba vergileri çok artırdık. Hemen vergileri indirelim. Yoksa perişan oluruz...’’

Fena ve fâni bir adamın, güzel ve bâki şöyle bir sözü var:
Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa;
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.
Ben de derim:
Ehl-i dünyanın hükmü var, şevketi var, kuvveti varsa;
Kur'anın feyziyle, hâdiminde de:
Şaşırmaz ilmi, susmaz sözü vardır;
Yanılmaz kalbi, sönmez nuru vardır.
(Bediüzzaman)

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık 3 günde e-Devlet üzerinden 216 bin başvuru yapıldığını açıkladı.

“Zulmedenlere en küçük bir meyil dahi göstermeyin; yoksa Cehennem ateşi size de dokunur.” Hûd Sûresi, 11:113.
âyet-i kerimesi fermanıyla, zulme değil yalnız âlet olanı ve taraftar olanı, belki ednâ bir meyil edenleri dahi dehşetle ve şiddetle tehdit ediyor. Çünkü, rıza-yı küfür küfür olduğu gibi, zulme rıza da zulümdür. İşte, bir ehl-i kemâl, kâmilâne, şu âyetin çok cevâhirinden bir cevherini şöyle tabir etmiştir:
Muîn-i zâlimîn dünyada erbâb-ı denâettir,
Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetten.
Evet, bazıları yılanlık ediyor, bazıları köpeklik ediyor. Böyle mübarek bir gecede, mübarek bir misafirin, mübarek bir duada iken, hafiyelik edip, güya cinayet yapıyormuşuz gibi ihbar eden ve taarruz eden, elbette bu şiirin meâlindeki tokada müstehaktır.


















