İbrahim Özdabak Karikatürleri
  • Günlük Blog
  • Arşiv
    • 2000-2009
      • 2005
      • 2006
      • 2007
      • 2008
      • 2009
    • 2010-2019
      • 2010
      • 2011
      • 2012
      • 2013
      • 2014
      • 2015
      • 2016
      • 2017
      • 2018
      • 2019
    • 2020 –
      • 2020
      • 2021
      • 2022
      • 2023
      • 2024
      • 2025
      • 2026
  • Basından Seçmeler
  • Videolar
  • İbrahim Özdabak kimdir?
  • Sitenize ekleyin
  • İletişim
  • 2011
  • 2012
  • 2013
  • 2014
  • 2015
  • 2016
  • 2017
  • 2018
  • 2019
  • 2020
  • 2021
  • 2022
  • 2023
  • 2024
  • 2025
  • 2026

2020

« Albüme Geri Dön

12-2020

Her şey BOP için
Kıtalara göre korona virüs haritası
Adaletsizlik sürekli kanayan bir yara gibidir
Her siyasî kuram kendine ne ad takarsa taksın, hiyerarşiye ve baskıya dönüş yapmıştır (george Orwell)
Koronavirüsün hızını kesmek için tam kapanma şart
Bir millet yok edilirken susulmaz
Virüsü çıkaran kim, aşıyı satan kim?
Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir.
Yıl biterken dertler yerinde sayıyor
Açlık sınırı: 2 bin 516 lira, Asgari ücret: 2 bin 324 lira
Bütçe görüşmelerinde milletvekellerinin atanmış bakanlara soru sorması bir dakiikadan 40 saniyeye indirildi
Dış politikada "sıfır sorun"dan sıfır dosta
Cahille oturup bal yiyeceğine alimle oturup kuru ekmek ye (Mevlana)
ucuncu dunya savasinda hangi silahlar kullanilacak bilmiyorum, ama dorduncusu tas ve sopa ile yapilacak"albert einstein
Avrupa Parlamentosu, Çin'in Uygur Türklerine ve diğer Müslümanlara yönelik kötü muamele ve zorla Uygurlara
Verginin % 9’unu zenginden, % 63’ünü yoksuldan
“Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat.” Sâbit (En uzun geceyi; işi, onu hesaplamak olan müneccime, muvakkite sorma; onlar bilmez. Gecelerin kaç saat olduğunu gama tutulmuş olana sor.)
800 yıl aradan sonra pandemi gölgesinde Jüpiter ve Satürn buluştular
Yok mu bunun aşısı?
Cezaevleriini ezaevi yaptılar
Allah kimseyi şaşırtmasın, şaşırtırsa süründürmesin, süründürürse çektirmesin, çektirirse rezil etmesin, rezil ederse perişan etmesin, perişan ederse sersem âvâre etmesin.
“Hatta, Eski Said o çeşit siyaset tarafgirliğinden gördü ki; bir sâlih âlim, kendi fikr-i siyasîsine muvafık bir münafığı hararetle senâ etti ve siyasetine muhalif bir salih hocayı tenkid ve tefsık (fasık) etti. Eski Said ona dedi: ‘Bir şeytan senin fikrine yardım etse, rahmet okutacaksın; senin fikr-i siyasiyene muhalif bir melek olsa, lânet edeceksin.’ “Bunun için, Eski Said: ‘Eûzübillahimineşşeytanivessiyaseti’ dedi. Ve otuz beş seneden beri siyaseti terk etti.” (Bkz: Hutbe-i Şâmiye ve Tarihçe-i Hayat, Birinci Kısım)
SOFULUK ŞİİRİ Sofuluk satıyorsun, elinde boy boy tesbih Çevrende dalkavuklar; tapınır gibi, la-teşbih! Sarık cübbe ve şalvar; hepsi istismar, riya Şekil yönünden sanki; Ömer’in devri, güya! Herkes namaz oruçta; hepsi sözünü dinler Zikir Kur’an sesinden, yerler ve gökler inler! Ha bu din, iman, takva; inan ki hepsi yalan Sen onları kendine taptırısın vesselam! Derdin davan sadece, hep nefsi saltanatın Şimdilik putu sensin, tapılan menfaatın! Hey kukla kafalı adam, dinle sözümü tut Bunların dilinde Hak; ama kalbi dolu put! MEHMET AKİF ERSOY
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme. Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme. Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı? Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme. Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru. Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme. Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için… Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme. Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi, Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme. Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan. Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme. Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan. Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme. Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer; Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme. Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi, Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme. Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize, O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.
Mersin'de her yıl Şubat ayında açan çiçekler Aralık'ta açtı
Boraltan Köprüsü Katliamı ya da Boraltan Faciası, Türkiye'ye sığınan 195 Sovyet askerinin[1] 1945 yılında mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde Sovyetler Birliği'ne iadesi sonrası yaşanan katliamdır.
Otuzlu yıllara döndük
  • Konulara göre…
  • Site Haritası
  • İletişim Formu
  • Sitenize ekleyin

Copyright © 2008-2026 - ibrahimozdabak.com - Tüm Hakları Saklıdır. Karikatürler kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir. Tasarım: EuroNur

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.