Türkiye'de insanların karikatüre bakışını kısaca değerlendirir misiniz? Karikatürle mesaj ve iletişim sağlamak bizde güçlü mü? Türk insanının mizah kültürü bir çok ulustan ileri derecededir. Nasrettin Hocaların, İncili Çavuşların torunları yüzlerimize tebessümler dağıtırlar. Karadenizli hemşehrilerimizin zekâ fışkıran fıkraları, Ege´nin nükteleri, Anadolu´nun deyişleri büyük bir zenginliktir. Hal böyle olunca, her kasabada, her köyde bir nüktedan barınır. Olayları sözleriyle, hareketleriyle karikatürize eder bu insanlar. Böylesine verimli ülkemizde hatırı sayılır karikatüristler yetiştiğini söyleyebilirim. Ama bunların pek hatırının sayılmadığını ve bu işi esas işinin yanında hobi olarak yürüttüğünü de belirtmem gerekiyor. Karikatürün kendine has ortak bir dili vardır. Her milletten insanlar anlamını çıkarabilir. İşin püf noktası espriyi yakalayabilmek ve onu çizgiyle anlatabilmektir. İnsanlar bunu önce anlayacaklar, sonra gülecekler; bir hakikat, bir ders içeriyorsa onu da tefekkür edecekler veya ciddiye bile almayacaklar. Dünyanın neresinde olursa olsun karikatür denilen abartma sanatı böyle icra edilip gidecek. "Karikatürümüz ne kadar güçlü?" sorusuna şöyle diyebilirim: Edebiyatımız, şiirimiz, resmimiz, mimarimiz ne kadar güçlü ise o kadar güçlüyüz.