CHANGE COLOR
  • Default color
  • Brown color
  • Green color
  • Blue color
  • Red color
CHANGE LAYOUT
  • leftlayout
  • rightlayout
SET FONT SIZE
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Kişisel Ayarlar

ibrahimozdabak.com

Anasayfa Basından Röportajlar

Röportajlar

Teknoloji nimetini kullanmanın ölçüsü, faydalı olabilmektir

e-Posta Yazdır PDF

Bilgisayar ile ilk tanışmanız ne zaman ve nasıl oldu?

Yanlış hatırlamıyorsam 1986 yılıydı. Masaüstü yayıncılık için tasarlanmış bilgisayarlar Türkiye’ye henüz yeni gelmişti. Bilgi depolama gücü 512 k ile 3 megabayt arasında değişiyordu. İlk defa önümde onu bulmuştum. Can Kardeş’in yazılarını bununla diziyor sonra pikaj yapıyorduk. Aslında basın sektörününde kurşun dizgi diye adlandırılan mürettiphanelerin sonuna yetiştim diyebilirim. 1980 yılında çıkartmaya başladığımız Can Kardeş Çocuk dergisi ilk günden beri ofset teknolojisiyle hazırlandı. O zamanlar IBM dizgi makinasından yazıları çıkarırdık. Başlıkları letresetle yazardık. Sonra fotodizgiler geldi. 1982 yılında gazetemiz Yeni Asya da ofset teknolojisine geçti. Günümüzde artık herşey bilgisayarlarda hazırlanıyor. Yani bilgisayarın hemen hemen ilk günlerden bugüne gelişimini yaşadım diyebilirim.

 

İbrahim Özdabak ile röportaj

e-Posta Yazdır PDF
İbrahim bey, bu çizginizde AB `ye karşı çıkanları eleştiriyorsunuz, peki çizer olarak siz AB yanlısı mısınız?

> Tabi, elbette.

Peki bir çizer olarak, bir sanatçı olarak, Nur camiasının önemli bir cemaatinin üyesi olarak neden AB `yi savunuyorsunuz?
> Şimdi ben bu camianın sözcülüğünü üstlenmiş olmayayım. Ama biz camia olarak başından beri Ortak Pazar zamanından beri, hatta bunun temelleri Demokrat Parti zamından atılmıştır, biz en başından beri camia olarak bu fikri savunduk. Kişisel olarak, Avrupa Birliğini ben teknik, ekonomik bir birlik olarak düşünüyorum. Bir ilerlemişlik ve kalkınmışlık olarak görüyorum ve bizim insanımızın da bunlara layık olduğunu düşünüyorum.
 

İbrahim Özdabak: "Karikatür Baskıcı Yönetimlerin Korkulu Rüyasıdır!"

e-Posta Yazdır PDF

Çizgileriyle hep 12'den vuruyor
Yeni Asya Gazetesi karikatüristi İbrahim Özdabak, hergün okurlarının karşısına yeni bir konu ve çizgi ile çıkıyor ve okurlarının adeta gönüllerini fethediyor. Onları yüreklerinin en derin ve narin yerlerinden vuruyor. Sayfalarca okunması gereken yazıları bir kalem hareketiyle kağıda yansıtıyor, o. Peki İbrahim Özdabak kimdir? Nasıl biridir? Esasen çok fazla röportaj vermeyi ve konuşmayı seven biri değil, İbrahim Özdabak.

Cafesiyaset.com'a özel röportaj veren Özdabak sorularımızı şu şekilde cevapladı:

 

Türkiye mizah zengini

e-Posta Yazdır PDF
Türkiye'de insanların karikatüre bakışını kısaca değerlendirir misiniz? Karikatürle mesaj ve iletişim sağlamak bizde güçlü mü?

Türk insanının mizah kültürü bir çok ulustan ileri derecededir. Nasrettin Hocaların, İncili Çavuşların torunları yüzlerimize tebessümler dağıtırlar. Karadenizli hemşehrilerimizin zekâ fışkıran fıkraları, Ege´nin nükteleri, Anadolu´nun deyişleri büyük bir zenginliktir. Hal böyle olunca, her kasabada, her köyde bir nüktedan barınır. Olayları sözleriyle, hareketleriyle karikatürize eder bu insanlar. Böylesine verimli ülkemizde hatırı sayılır karikatüristler yetiştiğini söyleyebilirim. Ama bunların pek hatırının sayılmadığını ve bu işi esas işinin yanında hobi olarak yürüttüğünü de belirtmem gerekiyor. Karikatürün kendine has ortak bir dili vardır. Her milletten insanlar anlamını çıkarabilir. İşin püf noktası espriyi yakalayabilmek ve onu çizgiyle anlatabilmektir. İnsanlar bunu önce anlayacaklar, sonra gülecekler; bir hakikat, bir ders içeriyorsa onu da tefekkür edecekler veya ciddiye bile almayacaklar. Dünyanın neresinde olursa olsun karikatür denilen abartma sanatı böyle icra edilip gidecek. "Karikatürümüz ne kadar güçlü?" sorusuna şöyle diyebilirim: Edebiyatımız, şiirimiz, resmimiz, mimarimiz ne kadar güçlü ise o kadar güçlüyüz.
 
Reklam

İSTATİSTİKLER

Bugün20
Dün195
Bu Hafta20
Bu Ay933
Toplam173864

Sitede şuan 1 ziyaretçi var.